Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla  
Site içi arama :    
 
      Ana Sayfa   |   Genel Başkan   |   Haberler   |   Duyurular   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 7
Bugün: 103
Toplam: 1.156.080
 


 
Anne-Baba Tutumları-1

Ana-Baba Tutumları-1

 

 

Uyumlu ve özgür bir aile ortamı içinde, tutarlı ve sağlıklı ilişkiler içinde yetişen çocuk, özerk bir birey olarak yetişkin yaşamına ulaşabilir. Ürün her zaman ekilen tohumla ve beraberinde hazırlanan yakın çevre şartlarıyla doğru orantılı olarak gelişir. Bu nedenle ana-babanın tutumu, gelişmekte olan bu çocuğa örnek model oluşturacağından kişiliğini etkiler.

Burada çocuğunun yalan söylememesini isteyen annenin, ona, ‘yalan söyleme’ uyarısı yapacağına, şahsında yalan söylemeyen bir birey örneğiyle model olması gerekir. Oysa eğer anne, oğluna: ‘Akşam geç geldiğimizi babana söyleme’ diyorsa, o çocuktan bir gün karne notlarını düzeltme gibi yanlış davranış bekleyebilmelidir.

Anne ve babanın, çocuklarına yönelttikleri tutumların sağlıklı olması, büyük ölçüde onların kendi içlerinde barışık, dengeli, huzurlu ve birbirine karşı sevgi ve saygılı olmalarına bağlıdır.

Kendi çocukluk yıllarında engellenmiş kimseler, ana-baba olduklarında, eskiden kendilerine tanınmamış olan özgürlüklere çocuklarının sahip olmalarına karşı, bilinç dışı bir kıskançlık geliştirirler. Bu nedenle çoğu kez kendi ana-babalarından gördükleri yöntemlerle çocuklarını dizginleme, suçlama aşağılama yollarını denerler. Böylelikle kendi uğradıkları paniği denetim altında tutmaya çalışırlar. Anne-babanın aşırı baskı altında yetişmiş olması, bazı durumlarda da çocuğuna karşı aşırı gevşek ve yumuşak bir tutum içinde davranmalarına neden olabilir. Bu da çocuğun ihtiyacı olan model ve rehberden yoksun büyümesine sebep olur ki, böyle bir ortamda yetişen çocuklarda saldırgan ve isyankar davranışlara rastlanır. Ana-baba tutumlarını şöyle açıklayabiliriz:

 

 Baskılı ve Otoriter Tutum

Aşırı baskılı otoriter tutum, çocuğun çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Ne yazık ki geleneksel aile yapımızda bu tür tutuma sık sık rastlanmaktadır. Bu tutumda ana-baba katı bir disiplin uygular. Çocuk, her kurala uymak zorunda bırakılır. Anne ve babadan birisi ya da her ikisinin baskısı altında olan çocuk, sessiz, uslu, nazik, dürüst ve dikkatli olmasına karşılık, küskün, silik, çekingen, başkasının etkisinde kolay kalabilen, aşırı hassas bir yapıya sahip olabilir.

‘Zor yoluyla denetleme’ ve ‘sevgi esirgeyerek denetleme’ boyutlarının egemen olduğu aşırı baskılı ve otoriter aile ortamında denetlenen çocuk hangi davranışın hangi tepkiyi alacağı hakkında bir fikre sahipdeğildir. Dolayısıyla, çocuğun, kaygılı bir belirsizlik içinde aşırı isyankar veya aşırı boyun eğici olması mümkündür.

Suçlayan, cezalandıran ve sürekli karışan ana-babaların, çocuklarının sürekli ağlayan çocuklar olduğu görülür. Baskı altında büyüyen çocuklarda, genellikle isyankar vaziyet alışlarla birlikte aşağılık duygusu gelişebilir. Böyle bir ortamda yetişen çocuk, dıştan denetimli bir kişilik oluşturur. Çünkü içinden geldiği gibi davranmak yerine olması gerektiği gibi davranmak şeklinde koşullandırılır.

 

İlgisiz Tutum

İlgisiz ve kayıtsız tutum, ana-babanın, çocuğu yalnız bırakma, görmezlikten gelme şeklinde dışlaması anlamına gelir. Duygusal istismara yol açan böyle bir ortamda ana-baba-çocuk üçgeni arasında iletişim kopukluğu gözlenir. Ana-babanın ilgisizliğiyle çocuğun öğretmenine, arkadaşlarına ve yakın çevresindeki eşyalara verdiği zarar ve suçluluk davranışı arasında yakın bir ilişki bulunmuştur. İlgisiz ve kayıtsız ana-baba tutumu çocuğun saldırganlık eğilimini güçlendirmektedir.

 

Kaynak: Yavuzer, Haluk, Ana-Baba ve Çocuk, Remzi Kitabevi, 10. Baskı1997


 
 

 
 
 
 

 

 

 
  2021 © Öğder Adana. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 13.03.2019Tasarım & Kodlama: TekD Web Tasarımı ve İnternet Hizmetleri