Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla  
Site içi arama :    
 
      Ana Sayfa   |   Genel Başkan   |   Haberler   |   Duyurular   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 3
Bugün: 64
Toplam: 1.156.041
 


 
Disiplin-Ödül Ceza-2

Disiplin-Ödül-Ceza-2

Disiplinde diğer bir yöntem, çocuğa yaptığını düzelttirme yöntemidir. Kırdığı eşyayı harçlığıyla alması gibi. Ceza tutarlı olmalı. Aynı davranış, bir gün ceza, bir başka gün hoşgörü ile karşılanmamalıdır. Çocuktan anında boyun eğme, buyruğu yerine getirme beklenmemelidir. Örneğin: Dışarıda oyun oynayan çocuk, anında gelmedi diye cezalanmaz, ceza vermeden önce çocuğu dinlemeliyiz. Çocuk, duygu, düşünce ve isteklerinden dolayı değil, davranışından dolayı cezalanmalıdır. Öfkelenmek, kızmak, olumsuz duyguları açıklamak ana babaların olduğu kadar, çocukların da hakkıdır. Zamanla kontrol kazanacaktır. Üstünde fazla durmamalıyız. Çocuğu eleştirirken de överken de aşırıya kaçmamalı, gerçekçi olmalıyız.

Disiplinde amaç; çocuğa davranışlarını düzenlemesini, topluma uyum sağlamasını ve kendi kendini kontrol etme, geliştirme yeteneğini kazandırmaktır. İlk yaşlarda ana baba denetimi kaçınılmaz olmaktadır. Güven, anlayış, karşılıklı sevgi saygı içinde, sert ve aşırı yöntemlere gerek kalmaz.

Şunu unutmamalıdır ki, eğitimde yapılan araştırmalara göre, cezadan ziyade ödül daha etkili olmaktadır. Çocuğun her yaptığı yanlış davranışı cezalandırmak yerine, çocukta gördüğümüz istenilen uygun davranış anında ödüllendirilip, uygun olmayanları görmezlikten gelmek daha etkilidir. Bu yöntemle çocuk daha iyiye gidebilir. Ödül neler olmalıdır?

Ödül her zaman maddi hediye olmayabilir. Davranışla orantılı olarak, iyi ve olumlu bir yüz ifadesi, tatlı bir sözcük, aferinleme, alkışlama ya da çok istenşlen bir geziye gitme, arzu edilen oyuncak, kitap vb. olabilir. Sürekli olarak eşyalarla ödüllendirme çocuğu maddeci ve aç gözlü yapar. Hediye almak için bu davranışı sık sık yapar. Bu davranışla çocuğa iç kontrol kazandırdığımızı söyleyemeyiz.

Çocuk eğitimi çok hassas bir konudur. Bu günkü çocuklarımız yarın büyüyecekler ve biz onlara geleceğimizi emanet edeceğiz. Çocuklara ailede ve okulda verdiğimiz disiplin ve eğitim sayesinde çocuklarımızın şahsiyeti ve karakteri şekillenecektir. Bizim onlara karşı her davranış şeklimiz, onların ruh dünyasını olumlu ya da olumsuz olarak etkilemektedir. Bu yüzden çocuklarımıza davranırken daha hassas olmalıyız. Bilinçsiz, ya da atadan dededen babadan görme, babam bana şöyle davranmıştı ben de çocuğuma öyle davranayım dememeliyiz. Çünkü bizim ana-babamızın her davranışı doğru olmayabilir. Bizim zamanımızda doğru olan şeyler çocuklarımızın zamanında yanlış olabilir. Medeniyet ilerliyor, teknoloji çağımızı hakim durumdadır. Çok kısa zamanda her şey değişiyor. Onun içindir ki, çocuklarımıza yaklaşırken onların çağında yaşadığımızı ve ona göre davranmamız gerektiğini unutmamalıyız.

Çocukları devamlı döverek, onlara kötü sözler söyleyerek, kızarak yanlış davranışlarını düzeltemeyiz. Tam aksine güzel sözlerle ikna ederek onunla konuşarak düzeltebiliriz. Korkutarak belki geçici olarak davranışını düzeltir görünür ama fırsatını bulunca yine yanlışına devam eder. Bu yüzden eğitimin kalıcı olması ve çocuğun doğru davranışları isteyerek ve her zaman yapması için çocuğun kalbine sevgiyi, şefkati, merhameti yerleştirmek gerekir. Kalbinde sevgi, şefkat ve merhamet olan insanlardan hiç kimseye zarar gelmez, aksine bu duygularla yetişen çocuklar, hem kendilerine, hem ailelerine ve hem de milletine faydalı olan insanlar olurlar.

Güzel insanları yetiştirmek bizlerin elindedir. Çocuklarımızı yarınlara hazırlamak, onları geleceğe güvenle hazırlamak için okul ve aile işbirliği içerisinde olmalı, çocuğa dengeli ve yerinde bir disiplin uygulamalıyız.

 

Kaynak: Kırkıncıoğlu Meliha, Çocuk Ruh Sağlığı, Esin Yayınevi, 1999 İstanbul

 


 
 

 
 
 
 

 

 

 
  2021 © Öğder Adana. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 13.03.2019Tasarım & Kodlama: TekD Web Tasarımı ve İnternet Hizmetleri