Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla  
Site içi arama :    
 
      Ana Sayfa   |   Genel Başkan   |   Haberler   |   Duyurular   |   Belgeler   |   Hakkımızda   |   İletişim
 
 
 

Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif: 8
Bugün: 102
Toplam: 1.156.079
 


 
Öğretmenim

ÖĞRETMENİM

Dün akşamdan beri suskunum. Bundan sonra hep susacağım. Artık bir karar verdim. Siz büyüklerin susmam ya da konuşmam konusundaki kararsızlığınızdan bıktım. Ne zaman susup, ne zaman konuşacağıma ben karar vereceğim bundan böyle. Hem bir yerde okuduğuma göre, insanların ‘susma özgürlüğü’ varmış. Ben de bu özgürlüğümü kullanacağım işte, konuşmayacağım.

     Öğretmenim, sen benim aklımdan geçenleri okuyabilir misin? Evet, sen istesen bunu yaparsın biliyorum. Hani geçen gün yazılı yaptığında ben Ayşe’nin kağıdına bakmayı düşünmüştüm de, daha bakmadan sen aklımdan geçeni okumuş gibi beni oradan kaldırıp, başka sıraya oturtmuştun. Doğru söyle öğretmenler insanın aklından geçenleri okuyabilir mi? Madem isteyince ne düşündüğümü biliyorsun, şimdi de bil bakalım, ben neden ödev yapmadım, neden arkadaşlarımı dövdüm, neden susuyorum, şimdi ne düşünüyorum? Bilemiyorsun değil mi? Ama Ayşe’nin kağıdına bakmak istediğimi biliyorsun. Keşke şimdi düşündüklerimi bilebilsen öğretmenim. ‘Büyüyüp adam olamayacağımı’ söylüyorsun. Ben zaten adam olmak istemiyorum ki... Eğer bütün adamlar babam gibi oluyorsa ben adam olmak istemiyorum. Büyüyünce, çocuklara (onların iyiliği için bile olsa) aptal, bön bön bakıyorsun, sus, konuşma diye bağırmam gerekiyorsa ben büyümek de istemiyorum. Bir tek annemi babamın dayağından kurtarmak için büyümek istiyorum. O zaman annem, ‘Sen olmasaydın ben bu çileyi çekmezdim’ demeyecek. ‘İyi ki sen varsın’ diyecek. Ben o zaman çok sevineceğim. Annem artık ağlamayacak, hep gülecek. Benim annem, gülünce çok güzel oluyor öğretmenim. ‘Niye aptal aptal sırıtıyorsun?’ Deme bana öğretmenim, annemin gülüşünü hatırladım da içim ısındı birden. Annemin gülüşünü özledim, onu gülerken düşününce ben de gülüyorum.

     Ne olur sen de gül artık öğretmenim, barış benimle, saçımı okşa, ‘Bir daha yapma’ de. Yapmam söz. Benim canım öğretmenim, yoruldum artık, söyle de yerime oturayım.

 

Aylin ÜLGEN

     Yüzüne bön bön bakmıyorum, aptal aptal sustuğum filan da yok. Ne zaman konuşmam, ne zaman susmam gerektiğine hep siz büyükler karar veriyorsunuz. Ama şimdi ben karar verdim, konuşmayacağım işte. Sanki konuştuğum zaman çok dinliyorsunuz da... Hatırlasana hani geçen gün Ali sınıfta benim kalemimi almıştı da, sana şikayet etmiştim onu. Ama sen dinlemedin beni, ‘Sus’ diye bağırdın.

     Ne kadar öfkelisin öğretmenim, sanki beni hiç sevmiyormuş gibi bakıyorsun yüzüme. Yoksa sevmiyor musun? Seni de mi çok sinirlendiriyorum ben? Bak artık ayaklarım yoruldu, konuşuncaya kadar beni ayakta tutma ne olur. Bir daha bana aptal da deme. ‘Bön bön bakmak’ ne demek bilmiyorum, ama belli ki iyi bir şey değil, herhalde aptallara özgü bir bakış olmalı bu. Ama ben aptal değilim ki...

     Öğretmenim bana kızsan da çok seviyorum seni. Biliyor musun, annemle babam da bazen bana çok kızarlar, ama ben ikisini de severim. Hem de çok severim. Yalnız babam içki içip, eve geç geldiğinde sevmiyorum onu. Çünkü annemi dövüyor. Nedense annem, eve içkili ve geç geldiğinde çok kızıyor babama, bağırıyor. Sonra, sonra da babam onu dövüyor. Annem çok ağlıyor öğretmenim, annemin ağlamasına dayanamıyorum. Bir büyüsem, bir büyüsem göstereceğim gününü şu babama. Annemi hiç dövemeyecek o zaman. Bu babam var ya, bu babam, dün akşam yine dövdü annemi. Ben çok korktum, anneme sarılıp onu korumak istedim, ama annem itti beni. ‘Sen olmasaydın bir gün bile çekmezdim bu adamı, bu çileyi’ dedi bana. Çok üzüldüm, çok ağladım öğretmenim. Keşke ben olmasaydım, keşke annem benim yüzümden çekmek zorunda kalmasaydı bu çileyi. Böyle anlarda öleyim istiyorum, kendimi hiç sevmiyorum öğretmenim, ‘Keşke’ diyorum, ‘Ben olmasaydım, o zaman annem üzülmezdi, sen üzülmezdin, babam da üzülmezdi, bu dövdüğüm arkadaşlar da üzülmezdi.’

     O çocukları niye mi dövdüm? Söylemeyeceğim işte. Onları sana şikayet ettiğimde dinliyor musun beni? Hep, ‘Sus’ diyorsun, ‘Sus da ödevini yap.’ Şimdi sustum işte. Ödevimi yapmadım. Çünkü dün akşam babam annemi dövünce çok ağladım. Çok ağladım diye onlar da bana ‘Sus ve git yat’ dediler.

 

 


 
 

 
 
 
 

 

 

 
  2021 © Öğder Adana. Tüm Hakları Saklıdır.   Son Güncelleme Tarihi: 13.03.2019Tasarım & Kodlama: TekD Web Tasarımı ve İnternet Hizmetleri